|
KURAN AHLAKI
| Gerçeği Düşüdünüz mü ?
İnsanı dinden
uzaklaştıran en önemli hata, düşünmemektir. "Nasıl var oldum,
beni yaratan kim, nereye doğru gidiyorum" gibi temel sorular
üzerinde düşünmedikçe, doğruyu bulamaz. Günlük hayatın kısır
çekişmeleri ve hırsları içinde boğulur.
Gerçeği Düşündünüz mü?, insanı bu temel sorular üzerinde
düşünmeye ve hayatın gerçek anlamını keşfetmeye davet etmektedir.
|
|
| |
| Alay Denen Zulüm
Tarih boyunca
Allah'a ve ahirete iman etmeyen insanlar, kendilerinin doğru
yolda olduğunu ispatlamak için din ile ve bu dini yaşayanlarla
alay etmeye yeltenmişlerdir. Bu insanlar, müminlere gösterdikleri
alaycı davranışlarla, dine yönelik iğneleyici ve iftira
dolu sözlerle kendilerini sonsuz bir azaba sürüklemektedirler.
Bu kitapta inkarcıların alay etmek isterken içine düştükleri
tuzak açıklanmaktadır.
|
|
| |
| Şirk
Çoğu insan
şirki kendisinden uzak görür. Müşrikleri sadece, taştan
ya da tahtadan oyulmuş totemlere secde eden insanlar sanır.
Oysa şirk putperestlikle sınırlı değildir ve içinde yaşadığımız
toplumda da sanıldığından çok daha yaygındır. Bu kitap,
şirki Kuran'ın açıkladığı gerçek anlamıyla tarif etmekte
ve bu yaygın sapkınlığa karşı insanı uyarmaktadır.
|
|
| |
| Adamlık
Dini
İnsanları
etkisi altına almış gizli bir din vardır. Hiçbir yazılı
kuralı yoktur. Adı bile konmamıştır. Ama insanlar, şuurunda
olmadan hayatları boyunca bu dinin kurallarına uyarlar.
Bu din, kendisine bağlananlara hedef olarak "adam olma"yı
gösterir. "Adam olmak", bu dinin değer yargılarını benimsemek,
demektir. Etrafımızı sarmış olan bu adamlık dininin etkisinden
kurtulmak içinse, öncelikle bu dini teşhis ve tarif etmek
gerekir. Bu kitabın amacı budur.
|
|
| |
| Cahiliye
Toplumunda İnsan Karakterleri
Allah'ın
öğrettiği ahlakı gözardı ederek dinden uzak yaşayan kimseler
"cahil" bir toplum oluştururlar. Bu köklü cehalet onların
yaşam tarzlarından kişilik yapılarına kadar hayatlarının
her anında olumsuz etkilerini gösterir. Bu kitabın amacı
ise, cahiliye toplumunun ürettiği yaşam tarzları ve karakterlerden
bazı örnekleri inceleyerek, bu sistemin kesin olarak "açmazda"
olduğunu ortaya koymaktır.
|
|
| |
| Herşeyde
Hayır Görmek
İnsanın
gözlerini dünyaya açtığı andan itibaren duyduğu her sözü,
muhatap olduğu her detayı, karşılaştığı her olayı sonsuz
akıl, kuvvet ve adalet sahibi olan Allah yaratır. Allah'a
iman eden bir insan terslik gibi görünen bir olayla karşılaştığında,
aslında bunun kendisi için mutlaka en hayırlısı olduğunu
bilir. Çünkü Bakara Suresi'nin 216. ayetinde Allah; "Olur
ki hoşunuza gitmeyen bir şey, sizin için hayırlıdır ve olur
ki, sevdiğiniz şey de sizin için bir şerdir. Allah bilir
de siz bilmezsiniz." buyurmuştur. Bu gerçeği kavrayan mümin
için kesintisiz iman neşesi sabit hayat özelliği haline
gelir. Allah'ın belirlediği kader kusursuzdur. Milyonlarca
olaydan oluşan bu bütünde, hayır gözüyle bakan her insan
için sadece güzellikler, hayırlar ve hikmetler vardır.
|
|
| |
| İmtihanın
Sırrı
İnsanın
sonsuz ahiret yurduna ulaşmak için denendiği yer "dünya
hayatı"dır. Hayat, gerçekte Allah'ın bizleri sınamak ve
eğitmek için yarattığı geçici bir süredir. İnsan bu süre
boyunca düşünmek, böylece Rabbi'ni tanımak, O'nun hükümlerine
uymak ve O'nun rızasını aramakla sorumludur. Ayrıca başına
gelen herşeye en güzeliyle karşılık vermek, sabretmek ve
güzel ahlak göstermekle yükümlüdür. Herşeyin Rabbi'nden
gelen bir deneme olduğunu bilmek, bunlardan zevk almak,
karşılaştığı her olayı neşe ve şevkle karşılamak ise, dünyadaki
imtihanın müminlere has olan bir sırrıdır.
|
|
| |
| İyilerin İttifakı
Elbette siz de herkes gibi huzur ve güvenlik
dolu, hiç kimsenin bir diğerine zarar veya tedirginlik veremediği,
insanların barış ve dostluk içinde yaşadıkları, birbirlerinden
daima güzel, övücü, saygı ve sevgi dolu sözler işittiği
bir toplumda yaşamak istersiniz. Ancak bu güzel ortamın
bir gün gelip de kendiliğinden oluşmasını beklemek yeterli
değildir. Bu kitap, iyiliğin hakim olmasını isteyenlere,
iyilik yapmaları ve diğer iyilerle ittifak etmeleri için
yazılmış bir çağrı niteliğindedir.
|
|
| |
| "Dinsizliğin Dini" ile Mücadele
Bu kitapta materyalizm,
komünizm gibi ideolojileri, bunların kendilerine bilimsel
dayanak olarak gördükleri Darwinizm'i ve bunların dışında
da dinsizliğe dayalı tüm sistemleri "dinsizliğin dinleri"
olarak tanımladık. Çünkü bu ideolojiler, inançlarıyla, uygulamalarıyla,
günlük hayata yönelik kurallarıyla dinsiz bir din halini
almışlardır. Bu nedenle de özellikle bu dönemde dinsizliğin
dininin tüm dayanaklarını fikri anlamda geçersiz kılmak
çok büyük bir önem taşımaktadır.
|
|
| |
| Kuran'ı
Dinlemeyenler
Geçmişte yaşamış
tüm peygamberler gönderildikleri topluluklarda bu tür bir
direnme ile karşılaşmışlardır. Kavimlerini Allah'a iman
etmeye ve getirdikleri hak kitaba uymaya davet ettiklerinde
çok büyük bir direnmeyle, inkarla ve redle karşılaşmışlardır.
Gönderildikleri toplulukların büyük bir bölümü Allah'ın
ayetlerinden yüz çevirmiş, elçilerinin anlattıklarını dinlemek
dahi istememişlerdir. Bu bakımdan kitap boyunca anlatılacak
olan tüm örneklerin, tarih boyunca bütün hak kitaplar için
geçerli olduğu ve her elçinin benzer cevaplarla karşılaştığı
unutulmamalıdır. Dolayısıyla bizim bu kitapta "Kuran'ı
dinlemeyenler", "Kuran'dan kaçanlar" olarak
tarif edeceğimiz kişiler, geçmişte yaşamış tüm elçilere,
tüm hak kitaplara karşı benzer tavırlar gösteren, iman etmekte
direnen, gerçeklerden kaçan kimseleri de ifade etmektedir.
Amacımız henüz daha vakit varken, her insanı yeniden Kuran'da
bildirilenler üzerine düşünmeye sevk etmek, Rablerine teslim
olmaya davet etmek ve Allah'ın "Kim
Allah'a davet edene icabet etmezse, artık o, yeryüzünde
(Allah'ı aciz bırakacak değildir ve onun O'ndan başka) velileri
yoktur. İşte onlar, apaçık bir sapıklık içindedirler."
(Ahkaf Suresi, 32) ayetini bir kez daha hatırlatmaktır.
|
|
| |
| Müminlerin Merhameti
Merhamet, Kuran'da önemle belirtilen
mümin özelliklerinden biridir. Allah'tan korkan insan, doğal
olarak O'nun kullarına karşı da son derece merhametli ve
müşfik olacaktır. Ancak cahiliye kültüründeki merhamet anlayışı
ile Kuran'da öğretilen gerçek merhamet arasındaki farkı
iyi ayırdetmek gerekmektedir. Bu kitap, bu amaçla kaleme
alınmıştır.
|
|
| |
| Dinsizliğin İlkel Mantığı
Allah, Kuran'da, dinden uzak olan insanların
kültürünü "cahiliye" olarak isimlendirir. Bu kültürün ne
denli ilkel ve çarpık olduğu ise ancak Kuran'da belirtilen
üstün düşünce ve ahlak yapısı ile kıyaslandığında ortaya
çıkar. Bu kitabın amacı da, bu kıyası belirginleştirerek,
"cahiliye toplumları"nın dinden uzak olmalarından dolayı
ne denli "ilkel bir mantık" içerisine düştüklerini gözler
önüne sermektir.
|
|
| |
| Kamil
İman
"Kamil" sıfatı, yetkin, eksiksiz, mükemmel
anlamlarını taşır. Bu kitapta konu edilen "kamil iman" da,
bir insanın ulaştığı imani olgunluğun ve derinliğin en ileri,
en mükemmel derecesini ifade eder.
Kitabın yazılış amacı bu "kamil imanı" tanımlamak ve dine
samimiyetle sarılan her insanın bu üstün ahlakı yaşamasına
vesile olmaktır.
|
|
| |
| Müminlerin
Cesareti
Bu kitapta güzel
ahlakın bir parçası olan "cesaret" konusunu ele
alacağız. Cesaretin Kuran'da tarif edilen gerçek anlamını
açıklayacak, aynı zamanda da toplum içinde cesaretin yanlış
algılanış biçimlerini inceleyeceğiz. Gerçek Kurani cesaretle
halk arasında yanlış bilinen ve yaşanan cesaret kavramının
karşılaştırmasını yapacağız. Ardından da şeytanın insanları
sevketmeye çalıştığı çirkin cesareti örnekleriyle göreceğiz.
Son olarak Kuran'da yaşamlarından haberler aktarılan peygamberlerdeki
ve salih müminlerdeki cesaret örneklerini anlatacağız.
|
|
| |
| Pişman Olmadan Önce
Bu kitabın amacı, "keşke akıl etmiş olsaydık,
keşke Rabbimiz'in ayetlerini yalanlamamış olsaydık, keşke
bizi uyaranların sözlerine uysaydık..." diyecekleri ve büyük
bir pişmanlık duyacakları güne karşı insanları uyarmak ve
henüz telafi imkanı varken Allah için yaşamaya çağırmaktır.
|
|
| |
| Sakın Unutmayın
İnsanı dinden uzaklaştıran en önemli
nedenlerden biri, hayatının temel gerçeklerini sürekli olarak
unutmasıdır. Bu kitap ise insanı, kendisine nefsi tarafından
unutturulmak istenen bu gerçekleri sürekli olarak hatırlamaya
çağırmaktadır.
|
|
| |
| Cahiliye Toplumunu Terketmek
"İman ettim" demekle, ölene kadar nefse
karşı verilecek olan "büyük mücadele başlar. Bu mücadelenin
önemli bir parçası, çevremizi saran cahiliyenin kültürünün
etkilerinden arınmaktır. Bu kitap, cahiliyenin insan üzerindeki
etkilerini ve bunlardan sakınma yollarını ayrıntılı biçimde
incelemektedir.
|
|
| |
| Niçin
Kendini Kandırıyorsun?
İnsan hayatı boyunca çevresinde birçok
insanın ölümüne şahit olmuştur, ama kendi ölümünü her zaman
uzak görmüştür. Hayatı boyunca ölümün düşüncesine bile yanaşmamıştır;
çünkü ölümü aklına bile getirmeyecek kadar dünyevi hırslara
kapılmıştır. Bu yüzden Allah'ın rızası, cennet, cehennem
gibi konulara çok uzaktır; bu gerçekler üzerinde düşünerek
hayatının gerçek amacını kavrayamamıştır. Dünyada bulunduğu
süre boyunca, olması gerekenden çok farklı hedefler, planlar
ve çıkarlar peşinde olmuştur. Dünya için çok çalışmıştır
ama ölümden sonrası için hiçbir hazırlığı yoktur.
İşte bu durumdayken,
hiç ummadığı bir anda uykudan uyanır gibi, hazırlıksız ve
şaşkın bir şekilde ölüm ile karşılaşır. Son bir pişmanlıkla
geri dönmek ister, yalvarır. Ama artık çok geçtir. Allah
bu insanın ve benzerlerinin durumunu Kuran'da şöyle haber
verir:
De ki: "Size
vekil kılınan ölüm meleği, hayatınıza son verecek, sonra
Rabbinize döndürülmüş olacaksınız." Suçlu-günahkarları,
Rableri huzurunda başları öne eğilmiş olarak: "Rabbimiz,
gördük ve işittik; şimdi bizi (bir kere daha dünyaya) geri
çevir, salih bir amelde bulunalım, artık biz gerçekten kesin
bilgiyle inananlarız" (diye yalvaracakları zamanı)
bir görsen. (Secde Suresi, 11-12)
|
|
| |
| İmanı
Çabuk Anlamak
İnsanların din ile ilgili yanıt aradıkları,
en doğru cevabı bulmayı umdukları birtakım sorular vardır.
Dile getirsin ya da getirmesin hemen her insan bu soruların
cevabını merak eder. Ancak genelde bunları, asıl kaynağı
olan Kuran'dan öğrenmek yerine, halk arasında yaygın olan
kulaktan dolma bilgilerle yetinmek durumunda kalır. İşte
bu kitapçıklarda aradığınız her türlü sorunun yanıtını en
doğru şekilde bulacak ve Yaratıcınız karşısındaki sorumluluklarınızı
öğreneceksiniz. Kitaplar tüm bu özellikleri nedeniyle, dini
kolayca öğrenebilmek açısından herkese bir çağrı niteliğindedir.
İmanı Çabuk Anlamak
-1-
İmanı Çabuk Anlamak -2-
İmanı Çabuk Anlamak -3- |
| |
|
 |
|
| |
| Münafığın
Sırları
Münafıklar Allah'ın Kuran'da yüzlerce
ayetle dikkat çektiği ve kendilerine karşı son derece temkinli
olunmasını hatırlattığı bir gruptur. Bu kitapta münafıkların
özellikleri, Kuran'da tarif edilen detaylarıyla tek tek
ele alınıp incelenmektedir. Ayrıca münafıkla inkarcının
farkı anlatılmaktadır.
|
|
| |
| Güzel
Söze Uymanın Önemi
Güzel söz söylemek denilince insanların
çoğu bunu iltifat etmek, sevgisini dile getirmek ya da umut
veren konuşmalar yapmak olarak algılar. Oysa Allah'ın Kuran'da
bizlere öğrettiği güzel söz, çok daha farklı ve geniş bir
anlam içerir. Allah güzel sözü bizlere "Allah'a
çağıran, salih amelde bulunan ve: 'Gerçekten ben müslümanlardanım'
diyenden daha güzel sözlü kimdir?" (Fussilet
Suresi, 33) ayetiyle tarif eder. Bu kitapta güzel sözün
tarifinden çok, güzel söze uymanın önemi ve güzel söze uymaktan
kaçanların dünyada ve ahirette uğradıkları kayıplar Kuran
ayetleri doğrultusunda anlatılmaktadır.
|
|
| |
| Akılsız Kuran'ı Nasıl Yorumlar
Kuran, her insanın rahatlıkla anlayabileceği
bir kitap olarak indirilmiştir. Allah'a iman eden ve vicdanına
uyan her insan Kuran ayetlerinden öğüt alabilir, ayetlerdeki
emirleri en güzel şekilde yerine getirebilir. Ancak nefsine
uyan, Allah'ın gücünü takdir edemeyen, ahiret konusunda
şüphe içinde olan insanlar, ayetleri de kendi bozuk mantıkları
doğrultusunda yanlış yorumlarlar. Bu kitapta, akledemeyen
kişilerin, Kuran'ı yanlış yorumlamalarının nedenleri ele
alınmakta, ayetler hakkında yaptıkları akılsızca yorumlardan
ve itirazlardan çeşitli örnekler incelenip cevapları verilmektedir.
|
|
| |
| Kuran'da Sadakat
Bu kitabın konusu olan 'sadakat'
kavramı, Kuran ahlakından uzak yaşayan insanların tamamen
yanlış ve çarpık bir bakış açısıyla değerlendirdikleri,
hatta kimilerinin gerçek anlamıyla hiç bilmedikleri ve yaşamadıkları
bir özelliktir. Her konuda olduğu gibi, sadakat konusunda
da, iman edenler ile inkar edenler arasında büyük bir anlayış
farkı vardır. Cahiliye toplumundaki sadakat anlayışını,
'insanın sevgi ve yakınlık duyduğu ya da menfaat umduğu
kişilere bağlanması, hangi şartlar altında olursa olsun,
tamamen o kişilerin emir ve arzularını gözetmesi' olarak
tanımlayabiliriz. Cahiliye inançlarını benimseyen insanların
sadakati, gerçek anlamından sapmış ve çeşitli dünyevi çıkarlara
alet edilen bir sadakat türü haline gelmiştir.
|
|
| |
| Dünya Hayatında Tüm Zevkleri Tüketenler
Bu kitabın amacı, din ahlakı yaşanmadığında
nasıl bir mahrumiyet, nimet kaybı ve sıkıntılı bir hayat
yaşandığını ortaya koymak, bu insanlara içerisine düştükleri
durumu tüm açıklığıyla göstererek, onları dünyada yaşadıkları
nimet kaybından ve ahirette karşılaşacakları acı sondan
kurtarmaya çağırmaktır. Onlara dünya hayatının çok fazla
nimet ve güzellikle dolu olduğunu, tüm bu nimetlerin hazzını
ancak iman ile tadabileceklerini hatırlatarak, tüm insanları
Allah'ın yoluna, Kuran'a teslim olmaya, iman ile yaşamaya
davet etmektir.
|
|
| |
| Gaflet
İnsanların büyük bir çoğunluğu, Allah'ın
açık ayetlerinden, emir ve yasaklarından habersiz bir şekilde,
sadece kendi istek ve arzuları doğrultusunda yaşarlar.
Büyük bir korku ve
sıkıntı duyacakları ahiret gününe doğru ilerlerken dünyanın
geçici süsüne tutkuyla bağlanıp sadece dünyevi tutkularını
kaybetmenin endişesini ya da üzüntüsünü duyarlar. İnsanların,
Allah'ın açık delillerine, emir ve uyarılarına rağmen gösterdikleri
bu şuursuz, kayıtsız ve ilgisiz tutumlarına "gaflet" adı
verilir.
|
|
| |
| Kuran’da
Yalancının Yöntemleri
Bu kitap insanları, küçük, masum
ya da zararsız gibi gördükleri, ancak kendileri için büyük
bir tehlike olan yalancılığa karşı uyarmak, onlara yalan
söylemenin haram olduğunu hatırlatmak için hazırlanmıştır.
Kitapta, insanların neden yalana başvurdukları, yalan söylemekten
nasıl vazgeçileceği, dürüstlüğün insana neler kazandıracağı
gibi konuların yanısıra, yalancıların ruh hali, yalanlarını
kurtarma taktikleri gibi konular da anlatılacaktır. Yalancılığın
taktiklerinin deşifre edilmesi, yalan söyleyenlerin dayandıkları
yöntemlerini ellerinden alacağı için, bir bakıma onları
dürüstlüğe mecbur edecektir.
|
|
| |
| Kuran’ı
Rehber Edinmek
Dinden uzak yaşayan toplumlarda
çarpık bir din anlayışı hakimdir. Böyle bir toplumda yetişen
insanlar, dini sadece kulaktan dolma, yanlış bilgilerle
öğrenir, Allah'ı ve Allah'ın emrettiği güzel ahlakı tanımazlar.
Bu nedenle de herkesin din adına farklı uygulamaları, kuralları
ve birbiriyle benzeşmeyen doğru ve yanlışları olur. Oysa
gerçek dinin öğrenilebileceği ana kaynak Kuran'dır. Çünkü
Kuran tüm kainatı yoktan var eden, herşeyin en doğrusunu
bilen Allah'ın sözüdür.
Bu kitap, Kuran'ın Allah'ın sözü ve
insanlar için bir hidayet rehberi olduğunu, dünya üzerindeki
her insana hitap ettiğini, hükümlerinin indirildiği zamandan
bu yana tüm devirleri kapsadığını, dolayısıyla her insanın
başvurması gereken en önemli kaynak olduğunu anlatmak amacıyla
hazırlanmıştır.
|
|
|
 |
 |